yürekte SIZINTIyla başladık, ZAMANla öğrendik AKSİYON insanı olmayı, YENİ ÜMİTlerimizle yağdırdık YAĞMURları ve yeşeren GONCAları gördük...
 
  Dünya'ya açılmak için...
  İletişim
  (:ziyaret ettiğinize dair:)
  madagaskar
  O küheylan
  olimpiyatlar
  TÜRKÇENİN BAYRAMI
  Türkçe sevgisi
  O erler!
  5. Olimpiyatlar
  Gururlandım
  Laoa'şu minikler
  Farklı Dillere Türkçe Aşısı
  İsminin Hakkını Ver
  Şu bizim Rumeli...
  SEVDA TÜRKÜSÜ
  Necaşi ve Bilal'in memleketinden...
  Sefir Mazhar'ın torununun kızı...
  farkın kalkabileceğine inanmak
  Hicretin çocukları
  Gönüllüler Hareketi ve Dünya Barışı
  Sibirya semalarında yükselen
  Dünyanın ucundaki fener
  Kamboçyadaki Zaman Okulu
  Burası Tanzanya
  Ruslar, Türkçe için yarıştı
  ÖZEL YAĞMUR LİSESİ
  Türk Okulları ile gelen Hidayet
  Dünya çocukları ‘Türkçe’ konuşuyor
  Dört buçuk saatlik bir rüya
  “CENNET UCUZ DEĞİL”
  BARIŞ KÖPRÜLERİ
  Bir Türk öğretmenin Meksika günleri(I)
  Bir Türk öğretmenin Meksika günleri(II)
  Tayvan'da Türk Okulu Açıldı
  Endonezya, Türk okulunu model seçti
  Türkiye'nin adını dünyaya duyurdular
  mezuniyet ve sonrası
  sevgi okullarına dair
  Değerliler..... şiirler....
Türkçe sevgisi
Türkiye ve Türkçe sevgisi Yazdır E-posta

ImageHungarya denilen Macaristan'da yaşayan Macarlar Hun asıllı bir millettir. Dolayısı ile Türkî ırklardandır. Zaten dillerinde 400-500 civarında Türkçe kelime tespit edilmiştir. Atilla ismine ise çok rastlanır.

Hatta bir şehrin emniyet müdürünün ismi de Atilla'dır. Kendi gayretleri ile Türkçeyi çok iyi öğrenip konuşan Atilla Bey, Türk okulunu ziyaret etmiş, yanında bulunan eşine, öğretmenlerimiz tercümanlık yapmak isteyince hanımefendi, "Gerek yok. Konuşamıyorum; ama konuşulanları rahat anlıyorum." demiştir.

Budapeşte'de kurulan Gülbaba Vakfı'nın "Boğaziçi Türkçe Dil Okulu"nda Türkçe kursları veriliyor. Zaten Macarca, Ural-Altay dil grubundan... Buraya devam edenlerin % 5'i evlilik için yani Türk olan eşlerinin dilini öğrenmek için geliyor; ama % 95'i Türkleri sevdikleri ve onlara alâka ve sempati duydukları için geliyorlar. Sonra veya önceden Türkiye'ye gidenlerde Türkiye ve Türkçe sevgisi mutlaka artıyor. "Türkiyeliler, cana yakın, sevecen ve misafirperverler." diyorlar. Bu kurslara devam etmiş veya devam etmekte olanlar bir araya gelip bir "Türkçe Konuşanlar Kulübü" kurmuşlar. Sık sık bir araya geliyorlar. Türk kültürünü daha iyi tanımak için programlar yapıyorlar. Yüzü aşkın bu Macarlar, grup grup Türk lokantasına gidiyorlar. Türkçe kurs merkezinde bir araya geliyorlar. Türk öğretmenler de onları bilhassa doğumlarda evlerinde ziyaret ediyorlar. Bunlara, "Türkçe-Macarca" ve "Macarca-Türkçe" sözlükler yazmış Dr. Csa'kı Eva da katılıyor. Bu Türkolog hanımefendinin eşi de Türkçe biliyor. Bu sene Eskişehir'e gelecekler.

Budapeşte'de Osmanlı'dan kalan tarihî eserler arasında hâlen çalışan Türk hamamları var. Bunlar kaplıca özelliği taşıyor. Ayrıca Osmanlı kuyuları var. Osmanlı'ya bir vefa borcu olarak, geçenlerde Budapeşte'ye 40-50 km mesafede bir Türk kuyusu açtılar ve Türk kolejinin idareci ve öğretmenlerini açılışa davet ettiler. Bizimkileri şaşırtan olay ise Macar öğrencilerin açılışta, Barış Manço'nun "Herkes Kardeş Olsa" şarkısını söylemesi... Orta lise öğrencileri, banttan müzik eşliğinde şarkının kelimelerini müziğine uygun olarak söylediler. "Török Kut" yani "Türk Kuyusu" açılışında Türk eğitimcilere bir plaket vererek güzel bir jest yaptılar. Kuyudan su akıttılar.

Beş yüz civarında "Török" kelimesi geçen Türk şirketi var. Zaten caddelerde dolaşırken bazı dükkanların üzerinde "Török Büfe" gibi bu kelimeyi görüyorsunuz. "Hamzabey Caddesi" var. Kapu (kapı), bazararu (çarşı, pazar) gibi kelimelere rastlıyorsunuz.

Antalya'da Müslüman Macarların yaşadığı ve Macarca konuşulan bir köyün bulunduğunu Budapeşte'de öğreniyorum...

Kütahya ve Tekirdağ'da Macarların tarihî şahsiyetleri kalmış. Yani Macarların başları sıkıştığında Osmanlı onları himaye etmiş. Kossuth Layoş ve Frenk Rakoczi bunlardan... Bunun için kardeş şehirler oluşmuş. Tekirdağlı Erdoğan Bey'e fahri konsolosluk verilmiş. Hatta törenle şehirlerinin anahtarını, fahri hemşehrilik nişanesi olarak vermişler.

Bu güzel münasebetler ve faydalı gelişmeler Türk-Macar dostluğunun gelecekte inşallah çok daha güzel meyveler vereceğinin bir işareti olarak görülüyor...


04 Haziran 2007, Pazartesi
ABDULLAH AYMAZ
http://www.zaman.com.tr

Bugün 2 ziyaretçi (3 klik) kişi burdaydı!
* vaktim *  
   
*şairane*  
  Bu aşkı bana yaz Allah'ım,
Aşıkların ardına beni de yaz,
Hangi gurbet olursa olsun,
Ecel nerede bulursa bulsun, Bir kutlu sevda,
Bana da yaz.....
 
önden giden atlılar  
  Issız sıcak çölleri

Karşı karlı dağları

Çoktan aşıp gittiler

Kayboldular uzakta

Önden giden atlılar

Ben burada kaldım böyle

***

İşleri aceledir

Çok uzundur yolları

Bense geride kaldım

Yetişemedim size

Önden giden atlılar

***

Gittiler hep gittiler

Aştılar kızgın çölü

Toprak tükendi bir gün

Denize ulaştılar

***

Çektiler dizginleri

Kendileri dursa da

Atlar duramadılar

Çaresiz kalıp birden

At sürdüler denize

Önden giden atlılar




Önlerinde okyanus

Kızgın bir çöl arkada

Asıl içlerindedir

Zaptedilmez bir deniz

Önden giden atlılar

***

Teknik değişti diye

Bıraktılar atları

Atlarsa bu kıyıda

Sanki sevgili gibi

Onları beklediler

Günlerce beklediler

***

Yeri yırtar ayaklar

Göğe fırlar başları

Nerden çıktı bu deniz

Bizi ayıracaklar

Önden giden atlardan

***

Sevgiliden daha zor

Ayrılmak bu atlardan

Buğulanmış gözlerle

Geri dönüp onları

Gemilere aldılar

Önden giden atlılar
Üç gün duramadılar

Yaptıkları gemide

Karşı kıyıda yeni

Güzel atlar buldular

Yaktılar gemileri

Önden giden atlılar

***

Vardılar Kurtuba’ya

İnmediler atından

Gülle karşılandılar

Ne güzel atlar bunlar

Bunca yol çiğnediler

Çiçek çiğnemediler

Önden giden atlılar

***

Önden giden bu atlar

Seni gördüler kalbim

Sahabe atlar bunlar

Dünyanın beklediği

Önden giden atlılar

Önden giden atlılar

***
OSMAN SARI

 
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol